Haber

CHP Sözcüsü Yücel: “‘Faiz Sebeptir, Enflasyon Sonuçtur’ gibi zekice fikirleri olan Sayın Erdoğan, Ülkeyi İflas Etti”

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Dün siyasi faiz 250 baz puan artırılarak yüzde 45’e çıkarıldı. Erdoğan ne dedi, ‘Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez, faiz hep düşer. Faizlerle birlikte enflasyonun da düşeceğini göreceksiniz.’ Bunu defalarca söyledi. 14 Mayıs seçimlerinden kısa bir süre önce de bunu bir kez daha söyledi. Ama ne faizler ne de enflasyon düştü. Bu sözler söylenirken faiz yüzde 8,5, enflasyon ise yüzde 45,5 oldu. 9 ayda ne faiz ne de enflasyon düşmedi, tam tersine fırladı. ‘Faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur’ gibi çılgın fikirleri olan Sayın Erdoğan ülkeyi mahvetti” dedi.

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, bugün parti genel merkezinde yapılan MYK toplantısının gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yücel şunları söyledi:

“Emeklilere karşı düşmanlığınız mı var?: MYK toplantımız devam ediyor. Gündemimizde yer alan yerel seçimler dışında; Ayrıca ülke gündemine, vatandaşa ve vatandaşın sorunlarına ilişkin değerlendirmeler ve tespitler yapıyoruz. Ülkemizde yaşanan ekonomik kriz, dar gelirli vatandaşlarımızı nefes dahi alamaz hale getirdi. Vatandaşın parası yok, cepleri boş. İnsanlar umutsuz, toplumun büyük bir kesimi geleceğe kaygıyla bakıyor. Ya bankalardan yüksek faizle kredi alıyorlar ya da kredi kartlarına para yatırıyorlar. Çünkü hayatta kalmanın başka yolu yok. Borcunu borçla kapatmaya çalışıyorlar. Son verilere göre vatandaşın kredi borcu 3 trilyona yaklaştı. Tüketicinin bankalara olan borcu son ayda 152 milyar lira arttı. Bireysel kredi kartı borçları geçen yıla göre yüzde 157 artarak 1 trilyon 200 milyara ulaştı. Borçlar arttıkça icra dairelerindeki belgeler de artıyor. Resmi bilgilere göre icra evraklarında son 20 günde yüzde 15 oranında artış yaşandı. Bireysel kredi kartı borçları geçen yıla göre yüzde 157 artarak 1 trilyon 200 milyara ulaştı. Borçlar arttıkça icra dairelerindeki belgeler de artıyor. Resmi verilere göre icra evraklarında son 20 günde yüzde 15 oranında artış yaşandı. Bu çok önemli bir oran. Bu ülkede her dört vatandaştan biri borçlarından dolayı icra takibine maruz kalıyor. 22 yıldır iktidarda olan AKP hükümetlerinin ülkeye getirdiği ekonomik durum budur. Durum böyle olunca Sayın Erdoğan büyük bir küstahlıkla, sanki bir müjdeymiş gibi asgari emekli maaşını 10 bin lira olarak açıkladı. Utanma duygusunu kaybetmiş olmalı ki 2024 yılını “Emeklilik Yılı” ilan etti. Emeklilerle ilgili endişeleriniz neler Sayın Erdoğan? Emeklilerin düşmanı mısınız?

ERDOĞAN PRESTİJDEN TASARRUF ETMEMEK İÇİN İNSANLAR ÇÜRÜK MEYVE SEBZE TOPLUYOR: Bir kilo etin fiyatı 500 lira. En ucuzunu almak isteseniz bile 1 kilo peynirin fiyatı 200 liraydı. Bir litre sütün fiyatı 30 lira. Patatesin kilosu 20 lira, soğanın kilosu ise 10 lira. Meyve ve sebze fiyatları hızla artıyor. Kira artışlarından, elektrik, su, doğalgaz faturalarından bahsetmiyorum bile. Sayın Erdoğan prestijden tasarruf etmeyeceği için bu ülkede insanlar çürük meyve ve sebzeleri pazar tezgahlarından topluyor. Saray prestijden tasarruf etmeyeceği için vatandaşlarımız ucuz ekmek almak için sabahın karanlığında saatlerce kuyrukta bekliyor. Emekliler söz konusu olduğunda saraya ve destekçilerine akan kaynaklar bir anda durur.

‘ARTIK YETER’ DİYORUM: AKP, emekli maaşlarına yapılan zamları eşitleyerek sorunu çözmüş gibi görünmeye çalışıyor. Ancak yüzde 127’lik enflasyon karşısında vereceğiniz ilave yüzde 7’lik artış cebinize ulaşmadan buharlaşıyor. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel haftalık küme toplantısında şunları söyledi: 2002’de en düşük emekli maaşı asgari ücretin yüzde 147’siydi, bugün yüzde 44. Emekliler de bu ülkenin vatandaşıdır. Emeklilerin de aileleri var. Emeklileri yok sayan, onları açlığa, sefalete, yoksulluğa, yoksulluğa mahkum eden zihniyeti reddediyoruz. Emeklilere sesleniyorum: Bu anlayışı sandıkta ortaya koyalım. Açlığı, yoksulluğu, yoksulluğu gerekli gören bu zihniyet için gelin size sandıkta bir ders verelim. Emekli yakınlarına sesleniyorum: Yıllarca emek veren, sizi büyütmek, eğitmek için emek veren anneniz, babanız, büyükleriniz için yoksulluğun bedelini gerekli gören zihniyete ‘artık yeter’ diyelim. sana bir meslek edin ve seni hayata hazırla. Emeklilerin haklarını savunmaktan, yaşadıkları mağduriyetleri dile getirmekten vazgeçmeyeceğiz. Bir kez daha söylüyoruz. Emeklilerimizin insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürebilmeleri için asgari emekli maaşının en az taban fiyat kadar olması gerekiyor. Aylık oran ve katsayılardaki adaletsizliğe son verilmeli, emeklilerin yıllar içinde emeklerinin karşılığını tam olarak almaları gerekmektedir.

İNSANLAR HER GÜN AÇLIK İLE TEST EDİLİYOR: Ülkede ağır ekonomik koşullar altında ezilen sadece emekliler değil. Yoksulluk toplumun her kesiminde derinleşiyor. Araştırmalar gıda fiyatlarındaki artışın ‘açlık riskini’ her geçen gün artırdığını gösteriyor. Açlık sınırı 17 bin 2 lira olan taban fiyatı geçti. Halk her gün açlıkla sınanıyor.

PARA POLİTİKALARI AÇISINDAN EN DEĞERLİ DEVLET KURUMLARINDAN BİRİNİN DERGİ KONULARIYLA GÜNDEMDE OLMASI ÜLKEMİZİN İTİBARINI ZARAR EDEN ÖNEMLİ BİR KONUDUR: Ancak son bir haftadır konuşulan Merkez Bankası Başkanı ve ailesinin pembe dizi benzeri maceralarıydı. Merkez Bankası Başkanı göreve geldiği günden bu yana para politikaları ve ekonomi alanında attığı adımlardan ziyade, yaptığı gaflar, ailesi ve kendisine tanınan imtiyazlarla öne çıktı. Bir ülkenin Merkez Bankası Başkanını böyle bir haberle anmak; Bunun kimseye, özellikle de o ülkenin ekonomisine ve o ülkede yaşayan insanlara faydası yoktur. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kurumsal yapısını ve ciddiyetini zedelemek, para politikası açısından en önemli devlet kurumlarından birinin magazin yayınlarıyla gündeme getirilmesi ülkemizin itibarını zedeleyen ciddi bir sorundur. İç hesaplaşmaları kamuoyu önünde iktidar mücadelesine dönüştüren AKP’nin yaptığı tek şey ülkemizin itibarını zedelemektir. AKP her zaman olduğu gibi kendi geleceğini ülkenin geleceğinin önüne koyuyor. Bu çatışmalardan halkımız bir kez daha zarar görüyor.

ERDOĞAN, ‘SEBEP FAİZ, SONUÇ ENFLASYON’ KONUSUNDA BİRÇOK FİKİRİYLE ÜLKEYİ DÜŞÜRDÜ: Dün siyasi faiz 250 baz puan artırılarak yüzde 45’e çıkarıldı. Erdoğan ne dedi, ‘Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez, faiz hep düşer. Faizlerle birlikte enflasyonun da düşeceğini göreceksiniz.’ Bunu defalarca söyledi. 14 Mayıs seçimlerinden kısa bir süre önce de bunu bir kez daha söyledi. Ama ne faizler ne de enflasyon düştü. Bu sözler söylenirken faiz yüzde 8,5, enflasyon ise yüzde 45,5 oldu. 9 aydır ne faiz ne de enflasyon düşmedi, tam tersine fırladı. Sayın Erdoğan, ‘Faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur’ gibi zekice fikirleriyle ülkeyi mahvetti.

AKP, ÇÖKEN SAĞLIK SİSTEMİ KONUSUNDA ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR: Vatandaşlarının hastalıklarla boğuştuğu bir ülke düşünün; Doktora gitmek isteseler randevu alamazlar; Randevu alsalar bile ilaç bulamıyorlar. Bir yandan Türk Tabipleri Birliği ‘ameliyathaneler dolu, virüs her geçen gün yayılıyor’ açıklamaları yapıyor. Öte yandan AKP rektöründen bir açıklama geliyor: ‘Randevu almak için sınava giriyorum.’ Acil servislerin kırmızı alanlarında boş sandalye kalmadı. Vatandaşlarımız eczanelerde bile eşdeğer ilaç bulamıyor. Tüm dünya virüs alarmını verirken, AKP çöken sağlık sistemi konusunda üç maymunu oynuyor. AKP Türkiye’sinde sağlık açısından geldiğimiz son nokta budur. Vatandaşlar ne şehir hastanelerinden ne de kamu hastanelerinden randevu alamıyor. Sistem kilitli. Sistem çalışmıyor.

ŞİMDİ ERDOĞAN’IN HAYALLERİNİ SATIYORLAR: AKP’de ‘satmak’ öyle bir alışkanlık haline geldi ki, satmadan edemiyorlar. Şimdi Erdoğan’ın hayallerini satıyorlar. Erdoğan’ın “hayalim” dediği şehir hastanelerini Arap yatırımcılara satıyorlar. Şehir hastanesinin satışı için Körfez’den gelen Arap yatırımcıyla görüşmeler devam ederken, bu satışı başka projelerin satışının da takip edebileceği söyleniyor. Kendi projelerini Arap sermayesine sunma noktasına gelen iktidarın ‘Sağlıkta Devrim’ söylemi çoktan çöktü. Artık sağlıkta çöküş dönemi başladı. AKP’nin yıllardır uyguladığı kin ve nefret siyaseti ile ekonomik istikrarı bozarak vatandaşın ruh sağlığını bozmakla yetinmedi, şimdi de beden sağlığını da etkiliyor.

ÖZGÜR ÖZEL’E VERİLMEYEN HAMZA DAĞ’A NEDEN İZİN VERİLDİ: AKP iktidarının yıllardır uyguladığı, ‘benimlesin, benimle değilsin’ diyerek toplumu kutuplaştıran, kutuplaştıran, bölen, siyasi görüşüne göre insanlara farklı davranan siyaset anlayışının bir örneğini geçtiğimiz günlerde yaşadık. duruşlarını ve tercihlerini değerlendiriyor ve bunlara çifte standart uyguluyor. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in genel başkanlığa seçilmesinin ardından Manisa programı için ilk kez İzmir’e geldiği 7 Kasım 2023 tarihinde İzmir İl Başkanlığımız Adnan Menderes Havalimanı’nda parti organizasyonumuz için hazırlık yaptı. kendisini büyük bir heyecan ve coşkuyla karşılamak isteyen İzmirli hemşehrilerimiz. Başkanımızın vatandaşlara hitap edebilmesi için platform ve ses sistemi kurulmasını istedik ancak İzmir Valiliği güvenlik nedeniyle buna izin vermedi. Devleti temsil eden il merkezimiz Valiliğin sözlerine güvenerek yasağa uydu. Ancak çifte standardı 20 Ocak’ta yaşanan olayla gördük. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’na verilmeyen izin, AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayına verildi. Burada İzmir Valiliğine soruyorum: Sayın Özgür Özel’e verilmeyen izin neden Hamza Dağ Sayın’a verildi? Siz devletin valisi misiniz, yoksa AKP’nin valisi misiniz? Eyaletin valisiyim diyorsanız bu olayla ilgili soruşturma başlattınız mı? AKP’nin Valisi olduğumu söylüyorsan bunu cesurca söylemeye cesaretin var mı? Partizanlık yapan, parti devletinin başı gibi hareket eden İzmir Valiliği’nin bu konuda bir an önce açıklama yapması gerekiyor.

AKP’NİN DEVLETİN TÜM FIRSATLARINDAN YARARLANARAK SEÇİMLERİ YAPACAĞI ZATEN AÇIKTIR: AKP’nin 31 Mart Yerel Seçimlerini devletin tüm olanaklarından yararlanarak gerçekleştireceği zaten görülüyor. Havalimanlarında kurulan platformlar sizin olsun. Acımız Türkiye’dir. Bu yüzden yaptıklarınız sizi kurtarmaya yetmeyecektir. Tüm engellemelerinize rağmen İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere yeni CHP’li belediyeleri ekleyerek sosyal belediyeciliği tüm Türkiye’ye yayacağız.

KOMPLO SENARYOLARINIZ İMAMOĞLU’NU ETKİLİYOR VE TIRİS GİDİYOR: İzmir’de bunlar yaşanırken İstanbul’da AKP’nin siyaset yapma biçiminin ne kadar kirli, etik ve ahlaki değerlerden ne kadar yoksun olduğunu gösteren bir olay daha yaşandı. İstanbul’u kaybetmeyi göze alamayan AKP, Sayın Ekrem İmamoğlu’nu karalamak için halk otobüsünü stüdyoya çevirdi, oyuncular ayarladı, senaryo yazdı, film çekti, sanki otobüs bozuldu, vatandaşlar mağdur oldu. Amaç ne? İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ve Ekrem İmamoğlu’nu karalamak, başarısız göstermek. İnsan biraz utanıyor. İstanbul’daki gerçek insanlarla, gerçek hayatlar üzerinden yakın bir bağ kuran Sayın İmamoğlu için bu komplo senaryolarınız zaman kaybı olacaktır.

AYNI İSİMLE YİNE AYNI SONUÇLA KARŞILAŞACAĞIZ: Şunu görüyoruz; Halk İttifakı; Adil ve eşit şartlarda seçim yapmaya yüreği yok. AKP’nin, ‘Hiçbir şey olmasa da’ gibi kurnazca bir bahaneyle, mühürsüz oy pusulalarıyla Anayasayı değiştiren, Büyükşehir Belediyesi seçimlerini iptal eden, ilçe belediye başkanı, meclis üyeliği ve muhtar oylarını aynı zarfta geçerli saymasına şaşırmıyoruz. oldu, kesinlikle bir şey oldu’. 85 milyon kişinin vergilerinden oluşan kamu kaynaklarını sınırsızca kendi seçim propagandalarında kullanıyorlar. Bakanların her biri İstanbul’da seyahat ediyor. İsterseniz mahalle mahalle, sokak sokak dolaşın, yine aynı isimle karıştırılır, aynı sonuçla karşılaşırsınız. CHP yine kazanacak ve İmamoğlu yeniden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olacak.

KİRLİ ELLERİNİZİ ÇOCUKLARIMIZIN ÜZERİNDEN ÇEKİN: ‘Lüks’ denilince akla gelen ilk kurum olan Diyanet, ‘Genç Gönüllüler Çocuk Gönüllülerle Buluşuyor’ adıyla ilkokul öğrencilerine yönelik yeni bir proje geliştirdi. Laik eğitim sistemine darbe indiren yeni bir Diyanet Projesi ile yine karşı karşıyayız. 3. ve 4. sınıf öğrencilerimiz manevi danışmanlarla buluşacak. Ev ödevi yapılacaktır. Öğrenciler öğle namazını kılıp evlerine dönecekler. Lüks otellerde eğitimler, değerlendirme toplantıları yapıyorlar, çocuklara gelince onlara namaz kıldırıp evlerine gönderiyorlar. Çocuklar için cepten para harcamak akıllarının ucundan bile geçmiyor. Diyanet üzerinden eğitim tasarlama projelerinizden bıktık. Çocuklarımızı aklın ve bilimin ışığında çağdaş, laik eğitim sisteminden uzaklaştırarak toplumsal yapıyı istenilen duruma getirme çabanızın farkındayız. Kirli ellerinizi çocuklarımızın üzerinden çekin. Geri çekilmezseniz ne olur? Bunu size rahmetli Uğur Mumcu’nun sözleriyle açıklayayım: ‘Dinin sömürülmesine dayanan her iktidar mutlaka çökmüştür. Dini istismar eden kişi bir süreliğine işine yarayabilir ama sonunda sandıkta mutlaka mağlup olacaktır. ‘Halk affetmez.’ Uğur Mumcu çok güzel söyledi.

HALK AK Parti İktidarını AFFETMEYECEK: Din; Bunu gösterişle birleştiren, lüks otel ve resmi araç kullanan, çocukların aydınlık geleceğine karanlığa gölge düşüren AKP hükümetini halk affetmeyecektir. ‘Ben Kemalistim… Cumhuriyetçiyim… Laiktim… Anti-emperyalistim… Tam bağımsız bir Türkiye’den yanayım… İnsan hakları savunucusuyum… Ben teröre karşıyım… Ben yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım… O halde vurun onları, parçalayın, onlar her tarafı benim gibi, ‘ diyen Uğur Mumcu’yu anıyorum. Beni aşanlar olacaktır…’ saygı, minnet ve rahmetle. Ocak ayı elimizden alınan değerli isimlerle dolu. Bu yüzden bizim için üzücü bir ay. Sosyal demokrasinin önemli isimlerinden, siyasi nezaketiyle iz bırakan eski Dışişleri Bakanımız İsmail Cem’i saygı ve rahmetle anıyoruz.

CİNAYET VE SUİKASTIN MUTLULUĞU YOKTUR: ‘Geçmişimizde siyasi cinayetlere tanık olduk ama cesurlardı’ cümlesini söyleyip bu cümleyi söyleyebilecek noktaya gelmek inanın çok vahim. Cinayette, suikastta erkeklik yoktur. Tıpkı Uğur Mumcu gibi Gaffar Okkan da hunharca katledildi. Diyarbakırsporlu Gaffar Baba’yı katledilmesinin 23’üncü yılında saygı ve rahmetle anıyoruz. Suikastın faili meçhul olarak kayıtlara geçse de, katilleri, yardım ve yataklık edenler, o zihniyetin bugünkü siyasi uzantıları ve bunları parlamentoya taşıyanlar belli…

HALK NETTİR, HALK’I ALANLAR NETTİR. BİLİNMEYEN TEK ŞEY AKP’NİN ADALETİ: Bugüne baktığımızda hain ve korkakça gerçekleştirilen Sinan Ateş suikastını görüyoruz. Sokak ortasında öldürülmesinin üzerinden tam 1 yıl geçti. Yine aynı senaryo. Fail belli, suça teşebbüs edenler belli. “Bilinmeyen tek şey AKP’nin adaletidir.”

“SAYIN KILIÇDAROĞLU’NA YAKINLIK VEYA UZAKLIKLA İLGİLİ BİR KRİTER ASLA, ASLA TARTIŞMA KONUSU DEĞİLDİR”

Deniz Yücel, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yücel, CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin partiden istifa ettiğini açıkladığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi; dedi ki:

“İstifa tek taraflı bir irade beyanıdır. Bize ulaşan böyle bir bilgi yok. İstifa ettiği iddia edilen Sayın İlgezdi’den bunu teyit edebilirsiniz, bize ulaşan böyle bir bilgi yok… Açıklama yapmamız gerekirse Bu konuda da çalışacağız, eğer böyle bir şey varsa şu anda sizden öğreniyorum.”

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile Mezitli ve Konyaaltı Belediye Başkanı adaylarının adaylıklarının geri çekileceği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Yücel, “Basın toplantısına başladığımda Merkez Yönetim Kurulu toplantımız devam ediyordu. Böyle bir gündem yoktu. Merkez Yönetim Kurulu toplantımızın olmadığını biliyorum.”

Yücel, DEM Partisi ile yapılan görüşmelere ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: “TBMM’de temsil edilen her siyasi partiyle görüşeceğiz. DEM Partisi aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de temsil edilen bir partidir. Bu demokrasinin gereğidir. Ancak kendi belli seçim çevrelerinde, belli illerde, belli ilçelerde aday çıkarıyorlar.” Bunu kaldırmamak kendi kararıdır, kendi tercihidir. Söz söylemek bizim sorumluluğumuz değil” yanıtını verdi. Yücel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ‘DEM başkanları’ ile ilgili açıklamasına ilişkin soruya, “Sözleri onu bağlar” diyerek yanıt verdi.

CHP’nin İzmir ve ilçe adaylarıyla ilgili soru üzerine Yücel, “İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayımız ve ilçe başkan adaylarımızın açıklanmamasının sebebi partimizin yetkili kurullarının, organlarının ve yetkililerinin titizlikle çalışmasıdır. Bu konuda bir bilgim yok. İzmir’in ilçeleriyle ilgili bir tartışmadır.” “Hayır. Adımın geçtiğine dair bir bilgi yok. Biz İzmirli siyasetçiyiz, İzmir milletvekiliyim, geçmişte il başkanıydım. Dolayısıyla İzmir’le ilgili her konuda çeşitli karşılaştırmalar yapılabilir, bu konuda bir karşılaştırma yapılmaz. Bize ulaşan bir sorun, çatışma veya çekişme var” dedi.

Partisinden istifa eden Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin “Son kurultayda Kılıçdaroğlu’na destek verenler birer birer partimizden temizleniyor” sözleri hatırlatıldığında Yücel, şunları söyledi:

“Aday belirlerken bir kişiye yakınlık ya da uzaklık hiçbir zaman kriter olamaz. Özellikle CHP’de uzun süre Genel Başkanlık yapan ve Genel Başkan olduğu dönemde büyük başarılara imza atan Kemal Kılıçdaroğlu gibi demokratik bir kongre gerçekleştirdik. Türk siyaset tarihinde eşi benzeri olmayan bir yöntem. Görevini şimdiki Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e devreden bir kişi için yakınlık veya mesafenin kriter olması asla mümkün değildir. Aday belirlerken çeşitli kriterler vardır. Mevcut belediye başkanlarımıza ilişkin memnuniyet araştırmaları, kamuoyu araştırmaları, o ilin, o ilçenin örgütsel görüşleri, milletvekilleri, Başbakan üyeleri, MYK üyeleri… Görüşleri filtrelenip değerlendiriliyor, önce Merkez Yönetim Kurulu’nda tartışılıyor, sonra da Başbakan’da karar verildi, Başbakanlık henüz başlamadı, Sayın İlgezdi’nin adaylığı konusunda bir karar verilmedi, Sayın Kılıçdaroğlu’na yakınlık, uzaklık gibi bir kriter asla söz konusu değil. Değişim sürecinde Özel önderliğinde çıktığımız bu yolda; Biz bu partinin şeffaf, demokratik, katılımcı, sağduyulu yönetilmesi gerektiği iddiasını ortaya koyduk. “Adaylarımız bu kriterlere göre belirleniyor.”

Başbakanlık toplantısında İzmir adaylarının gündeme gelip gelmeyeceği sorulduğunda Yücel, “Şu anda iller hakkında paylaşacak bir bilgim yok. Ancak 200’ün üzerinde seçim bölgesi için aday açıklama hazırlıkları var. Başbakan” Nihai kararı verecek. Toplantımızın sonunda Başbakan sizlerle olacak.” “Paylaşılacak” diye yanıtladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye Geneli Hizmet veren Firmalar Burada ! tuzla evden eve nakliyat
Başa dön tuşu